YAYINLARIMIZ

İnternette Yayınlanan Yalan, Sahte Veya Kişilik Haklarını Zedeleyen Haberleri Sildirme Ve Kaldırma

Benim jenerasyonum ve öncesi her sabah gider gazetesini satın alır ve fırsat bulunca satır satır okurdu. Hele hafta sonları birkaç gazete birden alınır ve bu hem kahvaltıya hem de kahveye eşlik eder, apayrı bir keyifle saatlerce okunurdu. Teknolojinin son derece hızlı ilerlemesi ve internetin her noktada ulaşılabilir olması sonucu, zamanla yazılı basına olan ihtiyaç azaldı ve haber kaynakları görsel hale geldi. Önceleri sadece haber siteleri varken, devamında hemen her cep telefonunun bir kamera haline gelmesiyle, günümüzde haber gereksinimleri de geleneksel medyaya göre büyük ölçüde sosyal medyadan karşılanır hale geldi.

Bugün, kullanıcılar, sosyal medya hesapları aracılığıyla, ilk elden şahit oldukları haber değeri taşıyan olaylar hakkında bilgi, fotoğraf, video ve anlatım gönderebilme olanağına sahipler artık.  Bu sebeple, görsel medya ve internet kullanıcılarının haber gereksinimlerini Google ve Yandex gibi arama motorları kanalıyla ulaşılan ve sayıları her geçen gün artan internet haber siteleri yanında, daha çok sosyal medyadan karşıladıkları ve özellikle Instagram, YouTube, Twitter ve Facebook gibi sosyal ağ sağlayıcısı ve ortam sağlayıcı platformları tercih ettikleri görülmektedir.

Yapılan araştırmalara göre, toplumun geneli ama özellikle genç nüfus haber kaynağı olarak internete ve sosyal medyaya güvenmektedir. Ancak, yapılan pek çok sosyal medya araştırmaları da sosyal medya platformlarının doğrulanmamış ya da yanlış olan bilgilerin yayılmasını desteklediğini göstermektedir.

Sosyal medya habere anında, hızlı ve aracısız ulaşma imkânı sağlarken, beraberinde kullanıcı tutum ve davranışlarına bağlı olarak, abartılı haber, gerçek hissi veren yanıltıcı şaka haber, yalan haber, kasıtlı veya kasıtsız yanlış bilgi, kusurlu bilgilendirme ve bilgi kirliliği riskini beraberinde getirmektedir. Bu da ister istemez, sosyal medyada karşılaştığımız bilgilendirmeler ve haberler için doğruluk kontrolü yapmayı gerektirmektedir.

Aynı haberi birkaç kanaldan takip eden bilinçli kullanıcılar genellikle kendi doğruluk kontrollerini yaparken, haberin doğruluk kontrolüne hiç niyetlenmemiş ciddi sayıda bir kesim olduğu da bir gerçektir.  Oysa, günümüzün toplumsal ve siyasal yaşamında, yalan veya sahte haber, zarar verme kastı olan veya olmayan yanlış bilgilerin ya da gizli kalması gereken bilgilerin kamusal alana taşınarak zarar vermek için paylaşılması gibi hususların yol açtığı olumsuz sonuçlar etkisini daha da fazla hissettiren bir düzeye yükselmiştir. 

Öte yandan, sosyal ağlarda dolaşıma giren içeriklerin veya haberlerin yayılım hızı ve erişim hacmi de inanılmaz hızlıdır.  Sosyal ağların, anlık, hızlı ve ekonomik haber ve bilgiye erişim sağlaması, haber üretimi ve dolaşımını kolaylaştırarak sayısal bir patlamaya yol açarken, diğer taraftan içerik değerleri azalmış ve hız özelliğini fırsat bilen bazı kötü niyetli kullanıcılar sebebiyle sosyal ağların yalan haber barındırması da yaygınlaşmıştır.  

Aleyhinde böyle bir haber ile karşı karşıya kalan kişi ne yapabilir?

Bu noktada başvurabileceğimiz yasal düzenleme “5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” dur. Bu kanuna başvurularak hem suç niteliği taşıyan hem de kişilik hakları saldırıya uğrayan mağdur kişiler, bu haberlerin kaldırılması sağlanabilirler.

Hukukumuzda internetten haber kaldırma için haberin kaynağının uyarılması yani içeriğin durumuna göre asılsız, olumsuz veya kişilik haklarına saldırı niteliğinde haberi yapan kişi ya da haber sitelerine ulaşılarak bunlardan kaldırmasını talep etmesi gerekir.  Uyarı yöntemiyle içerik sağlayıcısına (yani internet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan kişilere), içerik sağlayıcısına ulaşamıyorsa yer sağlayıcısına (yani hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten kişilere) başvurarak haberin kaldırılmasını talep etmek durumundadırlar.

Uygulamada, haber sitelerinin ve sosyal ağ sağlayıcıların mağdur olduğu iddiasındaki kişilerden gelen uyarıları çok dikkate almadıkları ve cevap vermedikleri ya da olumsuz cevap verdikleri ve hatta bazılarına da ulaşmakta güçlük çekildiği görülmektedir. Yasal düzenleme gereği, bu platformlara ulaşılmasına rağmen haberin kaldırılmaması halinde veya ulaşılamaması halinde ya da servis sağlayıcıların yurt dışında bulunmaları halinde farklı hareket tarzları mevcuttur. Bunun yanında, söz konusu kanunda sayılan suç tiplerine göre de izlenmesi gereken hukuki prosedürler de farklıdır.    Bu sebeple, gerektiğinde bilişim hukuku ile ilgilenen bir Hukuk Bürosundan destek almakta yarar olabilir.  

Yasa gereği, tüm bu platformlar yasal olarak tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde belirtmek zorundadırlar ve bu kişiler dönüş yapmadıkları halde, yasa gereği talebi reddetmiş sayılırlar. İşte bu durumda mağdur olduğunu iddia eden kişinin Sulh Ceza Mahkemesine başvurarak internetteki ilgili haberin kaldırılmasını talep edebilme hakkına sahiptir. Bu hakka, internetten haber kaldırma işlemi ya da internetten haber sildirme işlemi de denilmektedir. Bu işlem sayesinde, haberler internet arama motorları geçmişinden ve önbelleğinden de çıkartılmaktadır.

Burada ince bir detay daha var. Bir haberin, haber sitelerinden kaldırılması durumunda, bu haber tamamen yok olmamaktadır. Örneğin, Google index’ inde bir süre daha durmaya devam etmektedir. O sebeple, internetten haberin kaldırılması sonrası merkezi yurt dışında bulunan bu kuruluşların merkezleri ile gerekli yazışmaların yapılarak haberin arama motorunun arşivinden de kaldırılması talep edilmelidir. 

Her eleştiri veya olumsuz haber kaldırılabilir mi?

Bir haberin internetten kaldırılabilmesi için o haberin bazı nitelikler taşıması gerekir. Her eleştirinin ya da kötü yorumun kaldırılacağına dair bir kural yoktur, özellikle düşünce özgürlüğü sınırları içerisinde yapılan bazı yorumlar ve eleştiriler için internetten içerik kaldırma işlemi yapılamaz, ancak örneğin, kamu yararı bulunması, özel hayatın gizliliğinin ihlali, bir haberin veya yorumun suç niteliği taşıması veya kişilik haklarının ihlalinin söz konusu olması hâklinde ya da Fikir ve Sanat serleri Kanununun ihlali nedeniyle internetten haber kaldırılması talep edilebilir. Bir de buna unutulma hakkını ilave etmek gerekir.  Unutulma hakkı da nedir diye düşünenler için konu çok geniş ve bambaşka bir yazının konusu olabileceği için, bir cümle ile internet ortamında yer alan içeriğin arama motorlarında listelenmemesini talep hakkı olarak özetleyebiliriz.

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9.maddesinde belirtildiği üzere öncelikle uyarı yöntemi tercih edilecek ve haberin mağduru içerik sağlayıcısına, ya da buna ulaşamadığı durumda yer sağlayıcısına başvurarak haberin kaldırılmasını isteyecek ve bu talebinin reddedilmesi halinde Sulh Ceza Hakimliğine başvurabilecektir.  Yasa gereği içerik engelleme taleplerinde görevli olan hâkim Sulh Ceza Hakimidir.

Bu başvuru üzerine, hâkim erişimin engellenmesine karar verebilir, vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunda kalmadıkça yapılmış yayının tamamını kapsayacak şekilde erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirirse gerekçesini belirterek internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.

Yasal düzenlemeye göre, hâkimin verdiği erişimin engellenmesi kararları doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilir. Hâkim yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma olmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Birlik tarafından erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğe erişimin engellenmesi kararının gereği en geç dört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

Kişilik hakkını ihlal eden aynı yayın başka internet adreslerinde de yayınlanıyorsa ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde hâkimin verdiği karar bu adresler için de uygulanır.

Yasaya 2020 yılında yapılan ilave ile yukarıda bahsi geçen unutulma hakkını esas alan dolaylı bir madde de eklenmiştir. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine de karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir. 

Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi:

Yasada özel hayatın gizliliği 9/A maddesinde ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. İnternette yapılan bir yayın nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi, hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerine yer verilir. Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar tedbir talebini en geç dört saat içinde yerine getirir.

Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.

Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar.

Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.

Hâkimin bu kararına karşı Kurum Başkanı tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.

Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.

Öte yandan, açıklanan tedbirler yanında asılsız, gerçeğe ve hukuka aykırı haber yaparak kişilik haklarına saldırı niteliğinde yayın yapan ya da özel hayatı ifşa eden kişi ya da kurumlara karşı, yaşanan maddi ve manevi acının ve zararın karşılığı olarak genel mahkemelerde ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı da mevcuttur.  

ERDAL KARDAŞ

Avukat

K&P Legal Hukuk Bürosu Yönetici Ortağı

 

 

Diğer Makaleler