YAYINLARIMIZ

6750 Sayılı Kanun Kapsamında Ticari İşlemlerde Taşınır Rehini Kurulması

 

I. Teslimsiz Taşınır Rehinine Duyulan İhtiyaç

Ticari hayatın sürdürülebilirliği ve ticari yatırım hacmini genişletilebilmesi tacirin gereken zamanlarda kredi kullanımı ile mümkün olabilmektedir.  Kredi karşılığı olarak kredi veren teminat talep etmekte olup söz konusu teminat da taşınır veya taşınmaz mal üzerinde rehin hakkı kurulması ile sağlanmaktadır.

Taşınmaz rehni tapu siciline tescil ile doğabilmekte ise de taşınırlarda rehin –kural olarak- zilyetliğin devri ile mümkündür. Taşınırların zilyetliğinin devri tacirler bakımından üretim araçları ile ticari hayatının devamını sağlayan mali değere sahip diğer unsurların devri anlamına geleceğinden ticari hayatın devamının imkanı kalmayacaktır. Ayrıca kredi veren bakımından rehin alınan taşınırların muhafazası da bir diğer sorun olarak ortaya çıkacaktır. Bu nedenle de ticari işlemler kapsamında kurulacak taşınır rehni hakkının ticari hayata uygunluğu amacıyla 6750 Sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu (Kanun) ile özel düzenlemeler getirilmiştir.

Kanun kapsamında rehin hakkı, varlığın türünden, rehin verenin veya rehinli alacaklının durumundan, rehinle güvence altına alınan borcun niteliğinden veya tarafların onu rehin hakkı olarak adlandırmasından bağımsız olarak bir borcun ödenmesini veya ifa edilmesini güvence altına almak amacıyla alacağın devrinde devralanın alacak hakkı da dâhil olmak üzere, taşınır varlık üzerinde zilyetliğin devrine gerek olmaksızın tesis edilen sınırlı ayni hakkı ifade etmektedir. Bu bakımdan Kanun kapsamında kurulacak rehin hakkının, Türk Medeni Kanununda yer alan taşınır üzerinde kurulan rehin hakkından farklı olarak düzenlenmiş durumdadır. Ticari işlemlerde taşınır rehni tesisinin Türk Medeni Kanununda yer alan taşınır rehni kurulmasından ayrılan en belirgin özelliği, taşınırın tesliminin, dolayısıyla zilyetliğinin devrinin zorunlu olmaksızın rehin hakkının kurulabilmesidir. Ticari işlemlerde taşınırların üzerinde kurulacak rehin hakkının, teslime bağlı olmamasını temin amacıyla yaratılan bu farkın sebebi ticari faaliyetin kesintisiz olarak sürdürülebilmesine olanak sağlamaktır.

II. Ticari İşlemlerde Taşınır Rehini Kurulması

Ticari işlemlerde taşınırlar üzerinde kurulacak rehin hakkı zilyetliğin devrini zorunlu kılmamakta ise de bu durum rehnin herhangi bir şarta bağlı olmaksızın kurulacağı anlamına gelmemektedir. Kanun kapsamında rehin hakkının kurulması birtakım diğer usul ve esasları bağlanmıştır.

Rehin hakkının kurulmasının öncelikli şartı rehinle güvence altına alınabilecek bir borcun varlığıdır. Kanunda borcun muaccel mi müstakbel mi (doğmuş mu, doğacak mı) olması gerektiğine ilişkin bir ayrım yapılmamış olmakla Ticari İşlemlerde Rehin Hakkının Kurulması ve Temerrüt Sonrası Hakların Kullanılması Hakkında Yönetmelik ile bu husus açıklığa kavuşturulmuş ve hem muaccel hem de müstakbel borçlar için rehin hakkının kurulabileceği kurala bağlanmıştır. Bunun yanı sıra tarafların söz konusu mevcut veya müstakbel borcun ödenmesinin veya ifasını teminat altına almak amacıyla taşınır varlık üzerinde teslime gerek olmaksızın sınırlı ayni hak tesis etme amacıyla hareket etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla borcun varlığı ve taraf iradelerinin söz konusu borcun teminatı amacıyla taşınır varlık üzerinde teslime gerek olmaksızın rehin hakkı kurulması yönünde oluşması, rehin hakkı kurulmasının öncelikli şartları olarak ortaya çıkmaktadır.

III. Rehin Sözleşmesi

  1. Sözleşmenin Tarafları

Rehin hakkını tesis etmek amacıyla rehin veren ile alacaklı arasında rehin sözleşmesinin hazırlanarak imzalanması gerekmektedir. Rehin sözleşmesinin tarafları Kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre Kanun uyarınca kurulacak rehin hakkının dolayısıyla bu kapsamda hazırlanacak rehin sözleşmesinin tarafları yalnızca aşağıdakilerle sınırlı olabilecektir:

  • Rehin alacaklısı bir kredi kuruluşu ile rehin veren tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü veya serbest meslek erbabından herhangi biri,
  • Rehin alacaklısı tacir ile rehin veren tacir,
  • Rehin alacaklısı tacir ile rehin veren esnaf,
  • Rehin alacaklısı esnaf ile rehin veren tacir,
  • Rehin alacaklısı esnaf ile rehin veren esnaf.

 

  1. Sözleşmenin Hazırlanması

Rehin sözleşmesi Taşınır Rehin Sicil Sistemi (TARES) internet portalı üzerinden elektronik ortamda ya da yazılı olarak düzenlenebilmektedir. TARES üzerinden hazırlanacak sözleşmede Kanunun 4. maddesinin 6. fıkrasında yazılı unsurların bulunması zorunludur.

Bunun yanı sıra rehine konu varlık ile bu varlığın ayırt edici özellikleri kanunen sözleşmede yer alması gereken zorunlu unsur ise de ayırt edici özellikleri olmayan taşınırların genel olarak belirlenmesine yarayan niteliklerinin rehin sözleşmesinde yer alması gerekmektedir.

Öte yandan rehin kuruluşunda belirlenen rehin sistemi ile sabit derece sisteminin kabul edilmiş olması halinde derecenin itibari değeri ve rehin alacaklısının derece ve sırası, Ticari İşlemlerde Taşınır Varlıkların Değer Tespiti Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde bir değerleme yapılmış ise taşınır varlığının tespit edilen değeri ve rehin hakkının Sicile tescilinden doğan masrafların hangi tarafa ait olduğu hususları da sözleşmede yer alması gereken diğer unsurlardır. Rehin sözleşmesi söz konusu unsurlara ilişkin bilgilerin TARES’e yüklenmesi ile hazırlanacaktır.

Rehin sözleşmesinin tescil taleplerinde ayrıca rehin sözleşmesinin tarafları veya bunların temsil ve ilzama yetkili temsilcilerinin kimlik numarasını gösteren belgelerin aslı ile temsil ve ilzama yetkili temsilcilerin yetkili olduklarını gösteren belgelerin aslı ya da noter onaylı örneklerinin sicile sunulması zorunludur.

Söz konusu zorunlu unsurların dışında taraflar sözleşme serbestisi kapsamında sözleşmede yer alacak hususları kendileri belirleyebilecektir. Buna karşın rehin sözleşmesinde, rehine konu taşınır varlığın alt veya art rehine konu edilmeyeceği ile rehin verenin rehine konu taşınır varlık üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığına dair kayıtlara yer verilmesi ise mümkün değildir. Aksi yöndeki kayıtların sözleşmede yer alması halinde ise sözleşme geçerliliğini koruyacak olup, ilgili kayıtların geçersizliği gündeme gelecektir. 

  1. Sözleşmenin Tasdiki

Kanunun 4.maddesinin 4. fıkrası uyarınca rehin sözleşmesinin yazılı olarak yapılması halinde sözleşmenin noter tarafından tasdiki ile veya doğrudan Sicil yetkilisinin huzurunda imzalanması gerekmekte olduğu hükme bağlanmışsa da yazılı olarak düzenlenen rehin sözleşmesinin sicile tescil edilebilmesi Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından noterliklere devredilmiştir. Bu bakımdan sicil yetkilisi huzurunda sözleşmenin imzalanmasına ilişkin hükmün uygulanmasına imkan kalmamıştır. Bu nedenle sözleşmenin yazılı olarak yapılması halinde sözleşmenin oluşturulmasının ardından sistem tarafından otomatik olarak atanan başvuru numarası ile taraflarca noterliğe gidilerek tasdikinin yapılması gerekecektir.

İşlemin elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile yapılacak olması durumunda TARES üzerinden işlemin yapılacağı il ve noterlik seçimi ile işlemlere başlanması gerekmektedir. TARES üzerinden oluşturulan ve tüm taraflarınca güvenli elektronik posta ile imzalanan sözleşme sistem üzerinden seçilen il noterliğine gönderilerek tasdik işlemi yaptırılacaktır.

Gerek yazılı olarak gerekse de elektronik ortamda hazırlanarak noterlikçe tasdik edilen sözleşme, sicile bildirilerek tescil işlemi gerçekleştirilecek ve böylece rehin hakkı kurulmuş olacaktır.

IV. Sonuç

Ticari işlemlerde kurulacak taşınır rehininin teslime bağlı olmaksızın kurulabilmesi sayesinde gerek kredi alan gerekse de kredi veren açısından önemli bir kolaylık sağlanmış olmaktadır. TARES ile birlikte taşınır rehinlerinin aleniyeti ve takibi sağlanmıştır. Ayrıca rehin sözleşmesinin kurulmasına ilişkin işlemler ile tasdik işlemlerinin TARES üzerinden elektronik ortamda yapılabilir hale gelmesi ile büyük ölçüde işlem kolaylığı yaratılmıştır. TARES üzerinde yapılacak işlemlerde Kanunun getirdiği usul ve esaslara dikkat edilmesi gerekmektedir.

Bir rehinin kurulabilmesi için öncelikle rehinle güvence altına alınabilecek mevcut veya müstakbel bir borcun varlığı gerekmektedir. Taraf iradeleri, mevcut veya müstakbel bir borcun ödenmesini veya ifa edilmesini güvence altına almak amacıyla taşınır varlık üzerinde teslime gerek olmaksızın sınırlı ayni hak tesis etme yönünde oluşmalıdır.

Bu yönde hazırlanan rehin sözleşmesi güvenli elektronik imza veya noter huzurunda imzalanması gerekmektedir. İmza edilen rehin sözleşmesi noterliklerde TARES’e tescil edilmekle Kanun çerçevesinde geçerli bir rehin hakkı kurulmuş olur.

Ramazan Kandırıcı

Avukat / K&P LEGAL HUKUK BÜROSU

Diğer Makaleler