YAYINLARIMIZ

Coronavirüs Hukuku -3 Çalışırken Coronavirüse Yakalanan Personelin Durumunun İş Kazası Sayılıp Sayılmayacağı Hususu

CoronaVirüs Hukukuna ilişkin olarak bu yazımızda sizlerle Corona Virüs ve bu virüse yakalanmaları halinde virüse yakalanan personellerin durumlarının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlar uyarınca iş kazası kapsamına girip girmediğine ilişkin değerlendireceğiz.

A - İş kazasının yürürlükte olan mevzuat uyarınca tanımı nedir, hangi durumlarda yaşanan kazalar iş kazası kapsamında sayılmaktadır?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 13. maddesinde iş kazasının tanımı açıkça verilmiştir. Bu madde uyarınca iş kazası,

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeni ile asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş – gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır.

B - Hayatımıza son birkaç aydır yoğun bir şekilde giren ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da “pandemi” olarak ilan ve kabul edilmiş olan Corona Virüs salgını kapsamında, bir personel, çalıştığı esnada virüsün belirtilerini göstermeye başlar ve kendisine CoronaVirüs teşhisi konur ise, bu durumda yaşanan olay iş kazası olarak değerlendirilebilir mi?

Bu konuda corona virüs ile ilgili olarak verilmiş olan bir Yargıtay kararı henüz yoktur. Ancak domuz gribi olarak adlandırılan H1N1 virüsü ile ilgili olarak Yargıtay vermiş olduğu karar “İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında kendisine H1N1 (domuz gribi) virüsü bulaşan tır şöforü olan işçinin, Türkiye’ye döndükten sonra meydana gelen ölümünün iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği” şeklindedir.

Bu karar da açık olarak göstermektedir ki, Yargıtay tarafından bu şekilde iş görme ediminin devam ettiği esnada, virüse yakalanılması iş kazası olarak nitelendirilmektedir. Buna bağlı olarak da, bu şekilde yaşanacak bir iş kazasının devamında, çalışan veya bakmakla yükümlü olduğu yakınları tarafından işveren aleyhine iş kazasından kaynaklı maddi – manevi tazminat davası açılabilecektir.

Yargıtay tarafından iş kazası olarak nitelendirilen ve kabul edilen bu tarz durumlar için, herhangi bir sağlık sorunu yaşanmaması adına gerekli tüm İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin işverenler tarafından alınması gerekmektedir.

  • Corona virüse karşı işverenler tarafından mutlaka risk analizi yaptırılmalıdır.
  • İşyerinin görülen yerlerine, salgından korunma hususunda yapılabileceklere ilişkin talimat yazıları asılmalıdır.
  • İşyerlerinin düzenli olarak dezenfekte edilmesi ve işyerinin uygun yerlerinde dezenfekte solisyonlarının bulundurulması gerekmektedir.
  •  İşyeri hekimi tarafından düzenli kontrollerin yapılması, herhangi bir personelde coronavirüs salgınına ilişkin belirti tespit edilmesi halinde, bu personelin derhal yetkili sağlık birimlerine yönlendirilmesi gerekmektedir.
  • Bununla birlikte, personellere kişisel koruyucu donanımlar ile birlikte gerekmesi halinde mutlaka maske, eldiven, dezenfektanların verilmesi gerekmektedir.
  • Ve mutlaka ama mutlaka yurt içi ya da yurt dışı seyahatlerin de (ki zaten alınmış olan kararla yurt dışı uçuşları durdurulduğundan şu an yurt dışı seyahati mümkün değildir.) iptal edilmesi gerekmektedir.

C- İşverenler tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda ya da virüs salgını nedeni ile işyerinde işlerin durması durumunda çalışanların hakları nelerdir?

Bu durumda çalışanlara yasalarda tanınmış bir takım haklar mevcuttur;

1- 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu madde 13- Çalışmaktan kaçınma hakkı :    Bu madde gereği gerekli önlemlerin alınmaması halinde çalışanların iş görme edimi ortadan kalkar ve çalışmama hakkı doğar.

Elbette bunun birtakım şartları da mevcuttur. Yasaya göre; “…Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir. (2) Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır.  (3) Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz. (4) İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir. Toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan kamu personeli, bu maddeye göre çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır.

2- İş Kanunu madde 24/I (b) bendi uyarınca işçi tarafından haklı sebeple iş akdi feshi: Bu madde metni “işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa” şeklinde olup, bu bent kapsamında çalışanın iş akdini haklı sebeple feshetmesi mümkündür.

3- İş Kanunu madde 24/III bendi uyarınca işçi tarafından haklı sebeple iş akdi feshi: Bu madde metni ise “İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarda” şeklinde olup, bu düzenleme uyarınca, CoronaVirüs (Covid-19) nedeni ile işyerinin 1 haftadan fazla süre kapalı kalması durumunda, çalışanın iş akdini haklı sebeple feshetme hakkı vardır.

Bahsi geçen şekilde bir fesih söz konusu olduğunda çalışan haklı sebeple iş akdini feshetmiş olduğundan, işverenin çalışanın kıdem tazminatını ödeme zorunluluğu olacaktır.

Kısaca özetlemek gerekir ise, çalışanın, işini yaptığı esnada, Corona Virüse yakalanması durumunda, çalışan iş kazası geçirmiş gibi değerlendirilecektir. Bunun devamı olarak, çalışanın iş kazasına bağlı olarak işveren aleyhine maddi – manevi tazminat davası açma hakkı olabilecektir.

Bununla birlikte, bu salgın kapsamında, işverenlerin bu şekilde iş kazaları ile karşılaşmaları için ise yukarıda detaylı olarak bahsetmiş olduğumuz gibi birtakım önlemler alması gerekecektir.

İşveren tarafından gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ya da işyerindeki işlerin bir haftadan fazla durması durumlarına ise, çalışanların İş Kanunu madde 24/I (b) ve İş Kanunu madde 24/III kapsamında iş akitlerini haklı sebeple feshetme hakları olduğu gibi, işverenlerin de bu tarz bir iş akdi feshi ile karşılaşması durumunda, iş akdini fesheden çalışana kıdem tazminatı ödemesi gerekecektir.                                                                                                          

Senem ATALAY

Avukat / K&P Legal Hukuk Bürosu

Diğer Makaleler