YAYINLARIMIZ

İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği İle İlgili İşveren Yükümlülükleri

4857 sayılı yeni İş Kanunumuzun, 10.6.2003 tarihinde yürürlüğe girmesi ile Türk İş yaşamında oldukça önemli değişiklikler getirmiş olduğunu daha evvelki yazılarımızda da belirtmiştik. Yeni yasa yeni düzenlemeler getirmekle kalmamış, işvereni ilgilendiren idari cezalar konusunda da oldukça esaslı değişiklikler yapmış ve işverene bazı yeni yükümlülükler de yüklemiştir.

Aynı zamanda üyesi de olduğumuz EBSO Endüstriyel İlişkiler Komitesi öncülüğünde bir süredir Yrd. Doç. Dr. Serkan Odaman ile birlikte verdiğimiz seminerlere gösterilen ilgi, yavaş yavaş işverenler ve işveren temsilcileri nezdinde mevcut durumun ciddiyetinin anlaşılmaya başladığını gösteriyor. Bunu aynı zamanda yasayı doğru öğrenme ve doğru uygulama telaşının da bir göstergesi olarak memnuniyetle izliyoruz. Teori ile pratiğin birleştiği, her işletmede yaşanması kuvvetle muhtemel soru ve sorunların masaya yatırıldığı, canlı örneklerle desteklendiği sunum tarzı hakkında aldığımız oldukça olumlu ve cesaretlendirici destek ve yorumlar ve katılımın artması sayesinde bu seminerlerin yeni yılda da devam etmesi kararı alındı.

Söz uçar yazı kalır düşüncesiyle, bu seminerlerde aktarılmaya çalışılan konuları her zaman bir özetini yazıya dökme düşüncemiz vardı, ancak maalesef fırsatımız olmadı. Seminerlere gelmeye zaman bulamayan çok kıymetli bazı sanayici dostlarımızın uyarısı ile zaman zaman bu yükümlülüklerle ilgili bildiklerimizi bu sütunda yazılı olarak paylaşmaya çalışacağız. Bu yükümlülükler oldukça çok çeşitli, ancak burada sonuçları açısından oldukça önem arzeden bir yükümlülükler grubundan, yasanın 5. Bölümünde yer alan “iş sağlığı ve iş güvenliği” ile ilgili yükümlülüklerden kısaca bahsedeceğiz.

4857 sayılı yasada bahsi geçen İşçi Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Yükümlülükler:

Yeni İş Kanununun 78. maddesine göre işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, makineler, tesisat, araç ve gereçler ile kullanılan maddeler sebebiyle ortaya çıkabilecek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi, yaş, cinsiyet ve özel durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma şartlarının düzenlenmesi amacıyla tüzük ve yönetmelikler çıkarılacağı hükmü gereği; iş yaşamımızı düzenleyen pek çok yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Adı geçen bu tüzük ve yönetmeliklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekiline alınmayan her iş sağlığı ve güvenliği önlemi için para cezası verileceği ve alınmayan önlemler oranında izleyen her ay için aynı miktar para cezası uygulanacağı da aynı yasanın 105. maddesinde belirtilmiştir.

Bu genel düzenlemelerin adeta bir özeti yasanın 77. maddesinde şöyle betimlenmiştir; işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.

İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak bu eğitimin usul ve esasları 07/04/2004 tarihli ve 25426 sayılı  Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” te  ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Ayrıca; İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile bağlı bulundukları Bölge Çalışma Müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.  İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanacaktır.

İş Kanununun 79. maddesine göre bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği bakımından denetlemeye yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisi ile Bölge Çalışma Müdüründen oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulacak veya işyeri kapatılacaktır. Verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin yerel İş Mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etme hakkı vardır. Mahkemenin vereceği karar kesindir. İş mahkemesine itiraz, işin durdurulması veya işyerinin kapatılması kararının uygulanmasını ise durdurmayacaktır.

Aynı maddeye göre bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar çalışmaktan alıkonulacak ve makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunlu olacaktır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurma yükümlülüğü;  İş Kanununun 80. maddesine göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurmakla yükümlüdür. İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlü olacaklardır.

İşyeri hekimi çalıştırma ve bir işyeri sağlık birimi oluşturma yükümlülüğü; Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, İş Kanununun 81. maddesine göre, Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdürler.

İş güvenliği açısından mühendis veya teknik elemanı görevlendirme yükümlülüğü; İş Kanununun 82. maddesine göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işverenler, işyerinin iş güvenliği önlemlerinin sağlanması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına, işyerinin niteliğine ve tehlikelilik derecesine göre bir veya daha fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle yükümlüdürler. Bu hususta ayrıca; İş Güvenliği ile Görevli Mühendis veya Teknik Elemanların Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 25352 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yasal yükümlülükler aksine davrananlar için öngörülen yaptırım ve cezalar ; Yasanın 105. madde 2.fıkrasına göre ; buraya kadar anılan yükümlülüklere uymayanlar için bir takım  yaptırımlar öngörmektedir.  İş Kanununun yukarıda anılan 77 nci maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 78 inci maddenin ikinci fıkrasına aykırı olarak kurma izni ve işletme belgesi almadan bir işyeri açan, 79 uncu maddesi hükmüne aykırı olarak faaliyeti durdurulan işi izin almadan devam ettiren, kapatılan işyerlerini izinsiz açan, 80 inci maddesinde öngörülen iş sağlığı ve güvenliği kurullarının kurulması ve çalıştırılması ile ilgili hükümlere aykırı davranan, iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca alınan kararları uygulamayan, 81 inci maddesine aykırı olarak işyeri hekimi çalıştırma ve işyeri sağlık birimi oluşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyen, 82 nci maddesine aykırı olarak iş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik eleman görevlendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren veya işveren vekiline 714,46- YTL. para cezası verilecektir. (hemen belirtelim ki; bu ve bundan sonra bahsi geçecek cezalar 2006 yılbaşında ve her yılbaşında belirlenecek yeniden değerleme oranıyla arttırılacaktır.)

Yine İş Kanununun 85. maddesine göre onaltı yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamayacaklardır. Hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilecekleri 25494 sayılı 16/06/2004 Tarihi Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinde gösterilmiştir. Buna aykırı olarak ağır ve tehlikeli işlerde onaltı yaşından küçükleri çalıştıran veya yönetmelikte gösterilen yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıran işveren veya işveren vekiline 105/3 madde gereği benzer şekilde para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

İş Kanununun 86. maddesine göre ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır. Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek zorunda olacaklardır. İşçilere doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline 105/4 madde gereği bu durumda olan her bir işçi başına  142,89 –YTL. para cezası verilecektir.

İş Kanununun 87. maddesine göre ondört yaşından onsekiz yaşına kadar (onsekiz dahil) çocuk ve genç işçilerin işe alınmalarından önce işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların onsekiz yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilecektir. İş Kanunu madde 105/4.fıkra gereği ; Çocuklara doktor raporu almayan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her bir çocuk için 142,89-YTL. para cezası verilecektir.

İş Kanununun 88. ve 89. maddelerine göre gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, ne suretle emzirme odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği ayrıca çıkarılan 25522 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelikte gösterilmiştir.

Bununla beraber ağır ve tehlikeli işlerden başka işler için de işçilerin işe başlamadan hekim muayenesinden geçirilmelerini, bazı işlerde çalışan işçilerin belirli sürelerde genel olarak sağlık muayenesinden geçirilmelerini, çeşitli veya bir kısım işlerde çalışan işçilerin sağlık durumlarının aksaması, yaptıkları işin ürünlerine ve genel sağlığa yahut birlikte çalıştıkları öteki işçilere zararlı olursa, bu gibilerin o işlerden çıkarılmalarını, ne durumda ve ne gibi şartları haiz olan işyerlerinde banyo, uyku, dinlenme ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi eğitimi yerleri yapılmasını öngören yönetmelikler ayrıca hazırlanabilecektir. İş Kanunu 105/5.maddesi gereği; öngörülen bu yönetmeliklerde gösterilen şartlara ve usullere uymayan işveren veya işveren vekiline yine 714,46-YTL. para cezası verilecektir.

Özetle; işçi sağlığı ve iş güvenliği ile yükümlülükler oldukça kapsamlı ve yanında pek çok yaptırım tehdidi ile dikkat çekicidir. Geçiş dönemi kabul edilen bu süre  içinde pek çok işveren için uygulama ile ilgili ciddi sıkıntılar oluşacağı açıktır ancak, alınacak profesyonel yardımlarla bunların aşılacağı ve Avrupa Birliği yolunda bir Türkiye’de bu hükümlerin bir an evvel yerleşmesi ile Türk İş yaşamına olumlu katkılar sağlayacağı da şüphesizdir. 

(Bu makale Ege Bölgesi Sanayi Odası Dergisi 2005 kasım sayısında yayınlanmıştır.)

Diğer Makaleler