YAYINLARIMIZ

İş Sağlığı Ve Güvenliği İle İlgili Hukuki Yaptırımlar

İnsan hayatı en değerli ve kutsal sayılan değerlerdendir. İş sağlığı ve güvenliği de esasen bu değeri korumak için oluşturulmuş kuralların bütünüdür.

İş sağlığı ve güvenliği faaliyetleri en basit tanımıyla; çalışanların, işyerlerinde işin yürütümü nedeniyle oluşabilecek çeşitli tehlikelerden korunması, işyeri içi ve dışındaki çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve refahın arttırılması amacıyla yapılan sistemli çalışmalardır.

İşverenler ya da çalışanlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun hareket edilmemesi sonucunda istenmeyen pek çok sonuçla karşılaşılabilir.

Nitekim, işverenlerin yasa ve mevzuattan kaynaklanan bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebi ile idari para cezaları ve hatta işin durdurulmasına varacak birtakım yaptırımlara maruz kalmaları söz konusu olabileceği gibi, çalışanların da bu kurallara uygun davranmaması neticesinde iş kazasına maruz kalmaları veya meslek hastalıklarına yakalanma riskleri mevcuttur.  Kısaca bu kurallar bütünü aksine hareket, son derece tehlikeli ve üzücü durumlara yol açabilir.

İşverenler tarafından alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, her şeyden önce çalışanın anayasal hakkı olan yaşama hakkının bir gereğidir.  

Buna dair kuralların bütünü İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatını oluşturmaktadır. Bahsi geçen mevzuat yasa ve pek çok yönetmeliklerden oluşmakta olup oldukça detaylıdır. 

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ MEVZUATININ KAYNAKLARI    :

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine ilişkin,

  • 6331 sayılı kanun, sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
  • Bu kanuna dayalı olarak çıkarılmış olan yönetmelikler
  • Ve  6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda bazı düzenlemeler yer almaktadır. (Madde 417)

BORÇLAR KANUNU – Madde 147 aynen şöyledir ;

IV. İşçinin kişiliğinin korunması

MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.

İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.

Borçlar Kanunu’nda daha genel nitelikte düzenlemelere yer verilmiş olmasına karşın, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bu kanuna dayalı olarak çıkarılmış uygulama yönetmeliklerinde, işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine ilişkin oldukça ayrıntılı düzenlemeler yer almaktadır.

İşverenler tarafından uyulması zorunlu olan söz konusu yükümlülükler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na ilişkin çıkarılmış olan yönetmeliklerde kapsamlı ve detaylı şekilde yer alıyor olsa da, bunlara uyulmaması durumunda uygulanacak olan yaptırımlar, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda mevcut olup, yönetmeliklerde yaptırımlara ilişkin ayrıca düzenlemeler yer almamaktadır.

 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI KİMLERİ KAPSAR ?   : 

6331 sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunun 2. maddesine göre, uygulama alanı çok geniş olup, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu, herhangi bir alanda, herhangi bir unvan ve şekil ile çalışan herkes için geçerlidir.

Yine aynı maddenin devamında bu kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Görüldüğü üzere, kamu ve özel sektör ayrımı gibi bir durum 6331 Sayılı Kanun için geçerli değildir. 

İşyerlerindeki tüm işçi ve işverenlerin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili görevleri bu kanunda belirtilmiştir.  Ancak,  6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun işverenin yükümlülüklerinin belirtilmiş olduğu maddelerinde; işverenlerin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlü oldukları belirtilerek, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınması gereken tedbirlerin sadece yasal düzenlemelerden ibaret olmadığı, yasalarla düzenlenmemiş konularda dahi makul ölçüler içinde alınması gereken her türlü tedbirden, işverenlerin yükümlü oldukları ve dolayısıyla sorumlu tutuldukları görülmektedir.

İŞVERENİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNE AYKIRI DAVRANMASI DURUMUNDA ÇALIŞANIN İŞ SÖZLEŞMESİ YÖNÜNDEN HAKLARI   :

İşveren tarafından iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine uyulmaması halinde bunun önemli bir sonucu, 6331 sayılı Kanunun 13. maddesinde yer almaktadır. Bu madde uyarınca, işçi iş sağlığı ve güvenliğini ilgilendiren eksiklikler söz konusu olması halinde, önlem alınmasını talep etme, gerekli önlemlerin alınmaması halinde çalışmaktan kaçınma ve daha da ileri giderek iş sözleşmesini feshetme hakkına sahiptir.

Çalışmaktan kaçınma hakkı MADDE 13 –

(1) Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir.

(2) Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan diğer hakları saklıdır.

(3) Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı hakları kısıtlanamaz.

(4) İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir. Toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan kamu personeli, bu maddeye göre çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır.

(5) Bu Kanunun 25 inci maddesine göre işyerinde işin durdurulması hâlinde, bu madde hükümleri uygulanmaz.

Elbette, bu hakka sahip olan çalışanların iş sözleşmelerini tabi oldukları kanun hükümlerine uygun şekilde (İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu gibi) sonlandırmaları gerekmektedir.

İşverenin, çalışma şartlarını uygulamaması, yani hiç uygulamaması veya eksik uygulaması, işçiye haklı nedenle fesih imkânı sağlamaktadır. Çalışma şartlarının uygulanmaması, başta iş sağlığı ve güvenliği ve işin düzenlenmesi hükümleri olmak üzere işçinin kanun ve sözleşme hükümlerine aykırı çalıştırılmak istenmesi halinde söz konusu olmaktadır.

Diğer taraftan, çalışmaktan kaçınma hakkı sadece iş sağlığı ve güvenliği kurulu ya da işveren kararına bağlı olarak kullanılabilecek bir hak değildir. 6331 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 4857 sayılı Kanunda var olan çalışmaktan kaçınma hakkı, çalışana, ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığını kendi sübjektif değerlendirmesine göre takdir hakkı tanımazken, 6331 sayılı Kanun bu konuda çalışana da takdir hakkı tanımıştır. Buna göre çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda işveren ya da iş sağlığı ve güvenliği kurulu kararı olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gitme hakkına sahiptir.  

Bununla birlikte, çalışanın tek başına ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu yönünde tespitte bulunması her zaman kolay olmayabilir. İş sağlığı ve güvenliği kurulu ya da, İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri ve Aykırılığın İş İlişkisine Etkisi yönünde karar vermemesi halinde, çalışanın başvurusu üzerine iş müfettişi de işyerinde gerekli incelemeyi yaparak çalışanın talebi doğrultusunda karar verebilir.

Diğer yandan, talebi reddedilen çalışan tehlikenin mevcut olduğu yönündeki kanaatini sürdürüyorsa, iş müfettişince tespitte bulunulmasına ihtiyaç duymaksızın çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilir. Çalışmaktan kaçınma hakkı herhangi bir süreyle sınırlı hak değildir. Yani, çalışmaktan kaçınan çalışan bu hakkını gerekli önlemler alınıncaya kadar kullanabilir. Tehlikenin birden çok çalışanı ilgilendirmesi durumunda ise çalışanların topluca çalışmaktan kaçınma haklarını kullanması kanun dışı grev olarak nitelendirilemez.

SONUÇ OLARAK, işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, çalışanlara, ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığını sübjektif olarak değerlendirme imkânı ile gerekli önlemlerin alınmasını talep etme, çalışmaktan kaçınma ve iş akdini haklı sebeple feshetme gibi, son derece önemli haklar tanınmıştır.

Burada tanınan fesih hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışanlar için ilgisine göre, söz konusu Kanunun 24’üncü maddesinin I. bendinin (a) veya (b) fıkrası ile aynı maddenin (II) numaralı bendinin (f) fıkralarında yer alan çalışma şartları uygulanmazsa cümlesi sebebiyle, bu fıkraya göre haklı nedenle feshedebilecektir.

6331 sayılı kanun, SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU’NDA İŞVERENLERİN UYMAMASI HALİNDE HUKUKİ YAPTIRIMLA KARŞILAŞACAĞI HALLER   :

6331 sayılı Kanun ve yönetmelikler ile işverene yüklenen yükümlülükleri ve yaptırımları, kanun ya da yönetmeliklerden okuyarak herkes bilgi sahibi olabilir. Ancak, kısaca işverenin bu konudaki yükümlülükleri nelerdir ve bu yükümlülüklere uyulmamasının yaptırımları nelerdir değinmek gerekirse, şu şekilde sıralayabiliriz;

  1. İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede; gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışma yapmaması durumunda; (6331 sayılı kanun, madde 4/1-a) işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26/1-a)
  2. İşveren tarafından işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin izlenmemesi, denetlenmemesi ve uygunsuzlukların giderilmemesi durumunda, (6331 sayılı kanun, madde 4/1-b) idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26/1-a)
  3. İş güvenliği uzmanı (6331 sayılı kanun, madde6/1a) veya işyeri hekimi görevlendirmeyen (6331 sayılı kanun, madde6/1-a) işverene, görevlendirmediği her bir kişi için idari para cezası (6331 sayılı kanun, madde 26/1-b) ve ayrıca görevlendirmemenin devam ettiği her ay için idari para cezası (6331 sayılı kanun, madde 26/1-b) öngörülmüştür.
  4. Diğer sağlık personeli görevlendirmesi gerektiği halde (on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde) görevlendirmeyen işverene ve ayrıca görevlendirmemenin devam ettiği her ay için idari para cezası öngörülmüştür.  (6331 sayılı kanun, 6/1-a ve madde 26/1- b),
  5. İşveren tarafından, görevlendirilmiş olan iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ya da işyeri hekimi ya da bu hizmetlerin alındığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirilmesi amacıyla araç, gereç, mekan ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçların karşılanmaması durumunda, her bir ihlal için ayrı ayrı idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 6/1-b ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-b),
  6. İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu (6331 sayılı kanun, madde6/1-c), sağlamaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26/1-b)
  7. Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirmeme durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 6/1-ç ve 6331 sayılı kanun, madde26/1-b)
  8. Görevlendirilen kişileri, hizmet alınan kuruluşları, başka işyerlerinden gelen çalışanları ve bunların işverenlerini İSG riskleri konusunda bilgilendirmemesi durumunda idari para cezası öngörülmüştür.  (6331 sayılı kanun, madde 6/1- d ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-b),
  9. İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkilerinin kısıtlanması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 8/1 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-c)
  10.  İşyeri sağlık ve güvenlik biriminin kurulmaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 8/6 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-c)
  11. Risk değerlendirmesi yapmaması ya da yaptırmaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 10/1 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-ç)
  12. Risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 10/4 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-ç)
  13. Acil durumların belirlenmemesi, acil durumlar için tedbirler alınmaması, acil durum planlarının hazırlanmaması, destek elemanı görevlendirilmemesi, araç, gereç sağlanmaması, acil durumlarda işyeri dışındaki kuruluşla irtibatı sağlayacak düzenlemenin yapılmaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 11 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-d)
  14. Ciddi ve yakın tehlike durumunda, çalışanların işi bırakarak güvenli yere gitmelerini sağlamaması durumunda; ayrıca zorunlu olmadıkça gerekli donanıma sahip ve özel olarak görevlendirilenler dışındaki çalışanlardan işlerine devam etmelerinin istenmesi durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 12 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-d)  
  15. İş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydının tutulması ve raporlarının hazırlanması (6331 sayılı kanun, madde14/1-a), ayrıca yaralanma ya da ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek raporlarının hazırlanmaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 14/1 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-e)
  16. Yaşanan iş kazalarının işveren tarafından 3 iş günü içinde SGK’ya bildirilmemesi durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 14/2 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-e)
  17. Sağlık hizmeti sunucularının iş kazalarını, yetkili sağlık hizmet sunucularının meslek hastalıklarını en geç 10 gün içinde SGK’ya bildirmemesi durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 14/4 ve 6331 sayılı kanun, madde26/1-e)
  18. Çalışanlara sağlık gözetimi yaptırmamak veya tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar için sağlık raporu almaması durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 15/1 ve 6331 sayılı kanun, madde26/1-f)
  19. Çalışanların işveren tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak bilgilendirilmemesi (6331 sayılı kanun, madde16) durumunda, bilgilendirilmeyen her bir çalışan için idari para cezası öngörülmüştür.  (6331 sayılı kanun, madde26/1-g)
  20. Çalışanlara işveren tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak eğitim verilmemesi (6331 sayılı kanun, madde 17) durumunda, her bir çalışan için ayrı ayrı idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26/1-ğ)
  21. İşveren tarafından, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda çalışanların görüşlerinin alınmaması (6331 sayılı kanun, madde 18) durumunda, her bir aykırılık için ayrı ayrı idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26/1-h)
  22. Çalışan temsilcisinin atanmaması durumunda (6331 sayılı kanun, md 20-1), işveren tarafından çalışan temsilcilerinin öneride bulunma ve tedbir alınmasını isteme hakkını ihlal edilmesi durumunda (6331 sayılı kanun, madde 20-3) ve işveren tarafından çalışan temsilcilerinin ve destek elemanlarının görevlerini yürütmeleri nedeniyle haklarının kısıtlanması ve görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli imkanların sağlanmaması (6331 sayılı kanun, madde 20-4) durumunda, idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26/1-ı),
  23. Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde İş sağlığı ve güvenliği kurulunun kurulmaması (6331 sayılı kanun, madde22/1) durumunda, idari para cezası idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26/1-i)
  24. Alt işverenin bulunduğu hallerde uygun kurulu oluşturmamak, kurullar arasında koordinasyonu sağlamamak, aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması ve bu işverenlerce birden fazla kurulun oluşturulması halinde birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirmemek durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 22/12-3 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-i)
  25. Birden fazla işyerinin bulunduğu iş merkezleri, iş hanları, sanayi bölgeleri veya siteleri gibi yerlerde, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki koordinasyon yönetim tarafından sağlanacağından, yönetimin, iş sağlığı ve güvenliği konusunda diğer işyerlerini etkileyecek tehlikeler konusunda gerekli tedbirleri almaları hususunda işverenleri uyarması gereklidir. (6331 sayılı kanun, madde23/2) Bu uyarılara uymayan işverenleri de Bakanlığa bildirmelidir. Bu yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi durumunda yönetimlere, idari para cezası öngörülmüştür.  (6331 sayılı kanun, madde 26/j)
  26. Ölçüm, inceleme ve araştırma yapılmasına, numune alınmasına veya eğitim kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve denetiminin yapılmasına (6331 sayılı kanun, madde 24/2) engel olan işverene idari para cezası öngörülmüştür.  (6331 sayılı kanun, madde 26/k)
  27.  İşin durdurulması durumunda işsiz kalan çalışanlara ücretlerini ödememesi veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek ve durumlarına göre başka bir iş vermemesi (6331 sayılı kanun, md 25-6) durumunda, ihlale uğrayan her bir çalışan için ayrı ayrı idari para cezası öngörülmüş olup, aykırılığın devam ettiği her ay için de idari para cezası öngörülmüştür.  (6331 sayılı kanun, madde 26/l),
  28. Büyük kaza önleme politika belgesi hazırlamayan işverene idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 29 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-m)
  29. Güvenlik raporunu hazırlayıp, Bakanlığın değerlendirmesine sunmadan işyerini faaliyete geçirmesi durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 29 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-m)
  30. İşletmesinde Bakanlıkça izin verilmeyen işyerini faaliyete geçirmesi durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 29 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-m)
  31. Durdurulan işyerinde faaliyete devam etmesi durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 29 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-m)
  32. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yönetmeliklerde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, uyulmayan her bir hüküm için tespit edildiği tarihten itibaren aylık olarak idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 30 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-n)
  33. Çalışanlarına standartlarına uygun ve CE işaretli kişisel koruyucu donanım temin etmeyen işverenlere çalışan başına idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 30 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-o)
  34. Yer altı maden işletmelerinde çalışanların bulundukları yeri ve giriş çıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan işverenlere çalışan başına idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 26 ve 6331 sayılı kanun, madde 26/1-ö)

İşyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran işveren veya işveren vekillerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.

  1. Çağrıldıkları zaman gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermemek ve vermemek, iş müfettişlerinin 92/1 fıkrasında yazılı görevlerini yapmak için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermemek ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmemek durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 92)
  2. İfade ve bilgilerine başvurulan işçilere işverenlerce telkinlerde bulunma, gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye zorlama veyahut ilgili makamlara ifade vermeleri üzerine onlara karşı kötü davranışlarda bulunma durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde 96),
  3. İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerinin yapılmasını ve sonuçlandırılmasını engellemek durumunda idari para cezası öngörülmüştür. (6331 sayılı kanun, madde  107) 

Söz konusu idari para cezalarının miktarları, 10’dan az çalışanı olan işyerlerinden az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli; 10-49 çalışanı olan işyerleri için az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli; 50+ çalışanı olan işyerleri için de az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerine göre değişmekte olup, yanı zamanda her yıl belirlenen yeniden değerleme oranına göre de değişmektedir.

(  Bu makale Avukat Erdal Kardaş tarafından İzmir 4. İş Güvenliği Zirvesinde 14 Ekim 2017 tarihinde yapılan  İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ HUKUKİ YAPTIRIMLAR konulu seminerde yapılan sunumun genişletilmiş halidir. )

Diğer Makaleler